Fatma Tüker

İLET-İŞİM

Fatma TÜKER yazıyor...

2018 M03 16

 

“Hayatımın yeni bir evresine merhaba, kurumsal hayata tamam, artık  lansman, fuar, motor, güç, teknoloji, pazar payı takip bile etmeyeceğim, otomobil ile sadece trafik, ulaşım aracı ve sürücü olarak  ilgileneceğim” derken böyle kıymetli bir mecraya konuk olarak davet eden Emre, “Yok canım, olur mu, nasıl olur” dememe bile fırsat vermedi.

Otomotiv sektöründe 25 yıl önce profesyonel olarak başlayan iletişimle ilgili yolculuğumda otomotiv editörü birçok arkadaşımla, nice bültenler paylaşıp, nice lansman etkinliklerinde, seyahatlerde yeni modeller, teknolojiler tanıdık. Reklam, haber, medya ilişkileri hakkında uzun sohbetler, tartışmalar yaptık. Bizim ve rakiplerin haberlerinin ne kadar yer aldığını, olumlu, olumsuz, fotoğraflı, doğru yerde, doğru başlıkla, daha önde, daha fazla vs gibi birçok veriyle ölçümleyip çoğu zaman sevindim, bazen üzüldüm, nadiren de şaşırdım. Şimdi bu birikimimi paylaşma, bir iletişimci markanın, ürünün söylemek istediklerini  doğru ve etkin aktarmaya uğraşırken mutfakta neler olup bittiğini  söyleyebilme fırsatı yarattığın için çok  teşekkürler sevgili Emre.

 Duygu, düşünce, davranış ve bilgi alışverişi değil mi iletişim? 

Aslında her canlı bir iletişimci değil mi? Anlatmak, anlaşılmak istemiyor muyuz? İletişim doğumdan itibaren tüm duyularımızla başlayan yaşamın ta kendisi,  olmazsa olmazı... Temel ihtiyaçlarını, duygularını, arzularını iletmek zorunda olan her canlı  bir iletişimci.

Sözlü, yazılı, hareketlerle, ikna etmek, değişimi aktarmak, problem çözmek için iletişim halindeyiz hep. Bazılarımız da bunu profesyonel olarak markalar adına topluluklara yapıyoruz, işimiz bu. İlet- işim. Teknoloji, psikoloji gibi birçok disiplini birlikte kullanarak mesajları iletmek, hem de doğru iletmek.

 Her gün her an binlerce mesaja maruz kalıyoruz hepimiz. Dinleyici, seyirci, okuyucu her kim isek anlamak hem de doğru anlamak zorunda değiliz. Söylenen, yazılandan daha önemli olan ne anladığımız. Bunun içindir ki kendisini anlatmak, mesajını iletmek isteyen bunu karşısındakinin anlayacağı şekilde yapmalı. İletişim profesyonellerinin de görevi bunu bütünleşik ve özelleştirilmiş iletişim stratejileri ile  yapmak.

 Neyle ilgili konuşmak istiyoruz? Derdimiz ne? Nerede ne söylemek istiyoruz? Ne anlatmak istiyoruz? Hangi dilde, hangi tonda, kime,?

Ne çok soru soruyoruz işin başında. Konuşturmak istiyoruz otomobilleri, kendileri anlatsınlar, ya da birileri onları anlatsın istiyoruz. Çoklu markalar ile çalıştığında ise bir iletişimci çok dilli olup, her bir marka, hatta o markanın her bir modeli için marka kimliğine uygun ve karakterini yansıtan dilde yazıp, konuşmalı. Bir marka için genç ve şen bir dil kullanırken bir diğeri için daha ağırbaşlı ve ciddi, bir diğeri için de cesur ve maceracı olmalı.

 Elbette bir de sonrası var. Söyleyebildik mi, anlatabildik mi, dinletebildik mi, duyurabildik mi, bir de tabii bunları doğru yapabildik mi? Bunların cevaplarını bulabilmek işimizin önemli bir parçası.

 Hem öylesine söyleniyormuşçasına doğal, hem de matematiği olan söylemler.

Hani öylesine yapılıyormuş gibi zannedilse de aslında her bir kelimenin her bir fotoğrafın üzerinde ince ince düşünülüp, uzun uzun çalışılıyor sade, net, anlaşılır olması için. Hem öylesine söyleniyormuşcasına doğal hem de matematiği olan söylemler, şuur altına işlenmek istenen, hafızalara kazınmak istenen mesajlar, renk ile, duruş ile, yerleştirme şekli ile ilmek ilmek dokunan her bir çalışma. Çoğu zaman doğru anlaşılsa da arada tamamen yanlış anlaşılmak da işin parçası tabi. Böyle durumlarda, hiç de istemeyiz ama yine de olası kriz ya da çatışma durumları ile baş edebilmek için bir iletişimcinin sakin, sağduyulu, hızlı diyalog kurma kaslarının çok gelişmiş olması gerekli.

 Pek kolaymış gibi görünse de işin en zor yanı herkesin çok iyi bildiğini bildiği işi yapmak. Okuyucu, dinleyici, gözlemci olmak kolay bunları dile getirmek hele de eleştirmek daha da kolay.  Sadece otomotiv iletişiminde değil tüm iletişimimiz de böyle değil mi zaten.

 Anlatabildiğimiz, anlaşabildiğimiz günlere...