Zeynep F. Soysal

İki cinsiyet değil, iki cins insan ayrımı olmalı

Zeynep Fidan Soysal yazıyor...

2018 M03 17

8 Mart haftasında olup da iş hayatında kadın konusuna değinmemek olmazdı.

Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, kadın olmak zor. Sadece otomotiv sektöründe değil, günlük hayatta, iş hayatında her alanda zordur kadın olmak.

Önyargılarla doludur sağın solun, daha az biliyorsundur kesin, eğer kadınsan...

Daha duygusalsındır. Kararlarına, tecrübene, öngörüne hep şüphe ile yaklaşılır. Otomobilin dört teker olduğunu bilebilirsin ancak kadınsan, hele ki araç kullanmak mı? Kullanamazsın zaten, saçın uzundur çünkü…

Kimileri için, alaycılıkla, zevkle izlenir kadının park edişleri.

Gülüşler, hor görmeler, çalınan kornalar, hadsiz telaşlar…

Kadınsan eğer önceliğin iş değildir, çok da dikkate alınmayabilirsin…

Bırakalım artık, kadını erkeği yok. İşine odaklanan, gelişimine emek veren, sorumluluk sahibi ya da nitelikleri olmayan diye ayrışıyoruz aslında. Çalışan ve üreten, üretmeyen ve aklı havada olan insan var…

AKŞAM MASASI MAZERETİ

Önyargıların yanı sıra bazı gerçekler de yok değil.

Araba kullanırken yolda sıkıştırılır kadınlar, üzerlerine direksiyon kırılır, sıkça küfürlere maruz kalır kadın... 

İş hayatında ise zorlu bir mücadele bekler kadını, yıllarca emek verdiği kariyeri ile bir insana can vermenin yüceliği arasında seçim yapmak zorunda kalır. Her ikisini de başarır. İki canıyla toplantıdan toplantıya koşarken, biyolojisinin tüm reaksiyonlarına dayanır. Sonra daha zorlu bir süreç vardır ki artık işe gittiğinde aklı evde, eve gittiğinde aklı işindedir. Her ikisini de kimseye hissettirmeden yönetir. Uykusuz gecelerin ardındaki toplantıya herkesten önce o hazırdır. Rehavete, umursamazlığa, taviz verecek lüksü yoktur çünkü. O kadındır… Olası her hatası aranır, göze gelir.

Akşam masasında gereğinden uzun kalan adamın mazereti, bir bebeğin başını beklemekten daha kabul görür nedense iş hayatında…

Neyse ki üzerindeki tüm baskılar, kadını daha programlı, daha analitik, daha stratejist olmaya kodlar. 

Kendi adıma, şanslıyım ki modern ve vizyonel bir ailede cinsiyet ayırımına maruz kalmadan gerek eğitim, gerekse iş hayatında birey olarak var olabildim. Almış olduğum eğitimleri, küçük yaşlardan itibaren aile şirketinde edindiğim tecrübelerle birleştirerek bugünkü konumuma ulaşabildim. 

Günümüzde birçok örneğini de gururla görüyoruz aslında, pilotundan kamyon şoförüne, bilim insanından, girişimcisine kadar 

Kadınlarımız da kendine güvenle her alanda var olmalı.

 

KALDIRALIM TÜM ENGELLERİ

Diliyorum ki; 

Ne önyargılar olsun ne de pozitif ayırımcılık... 

İş hayatında iki cinsiyet değil, iki cins insan ayrımı olmalı;

Çalışan, çalışkan insan ile üretmeyen sorumsuz insan… 

Topluma, kurumuna, kendisine katkısı olan ile kendi dâhil kimseye faydası olmayan… 

 

Otomotiv sektörü özelinde, kadın danışman, müdür, insan kaynakları, kalite sorumlusu, hasar sorumlusu, yönetici olsun kadınlar. Kaldıralım önlerindeki engelleri…

Kadın da anlar markadan, modelden, motor gücünden, teknik donanımdan, teknolojiden

Kadınlar da finansman hesabı yapar, koşulları kıyaslar.

Hatta sezgileri ile tüketici ruhunu, beklenti ve ihtiyaçlarını anlar ve en uygun koşulları sunar.

Kadınlar da bakım süreçlerini, yapılacak onarım tekniğini bilir, anlatır. 

Kadınlar bir başına seyahate gidemez demeyelim, giderlerse elbette başına bir şeyler gelir diye düşünmeyelim, 

Yeri gelmişken, uçak kazasında hayatını kaybeden arkadaşlarımızın mekanı cennet olsun, geride kalanlara ise sabırlar dilerim.

Kaza riskinin eşit olduğunu, ya da uğranan tacizlerin önyargılı zihniyetlerin eseri olduğunu unutmayalım.

En büyük engel; Önyargılarımız…