Celal Çağlar

Yepyeni bir araç yapmaya nereden başlamalı?

Celal ÇAĞLAR yazıyor...

2018 M03 16

 Önce küçük bir anekdot anlatayım;

2010 yılı sonları soğuk bir sonbahar günü üst düzey Oyak yöneticileri olarak Ankara’da Başbakanlık Konutu’ndayız. Zamanın başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, yanında Maliye Bakanı, Savunma Bakanı ve Nurettin Canıkli ile bizi kabul ettiler. Oyak ile ilgili bazı konuları açıklamak için oradayız ve toplantı sonunda Bursa’da ürettiğimiz Renault’un ilk elektrikli otomobilini tanıtacağız. Tanıtıma geçmeden önce Sayın Başbakan bana dönerek,  “Yerli bir otomobil nasıl yapılabilir?” dedi. Böyle bir soruya hazırlıklı değildik ancak geçmiş Renault tecrübemle şöyle cevap verdim; “Sayın Başbakanım, en az iki yıl geliştirme çalışması gerekir ki bunda da motor var şanzıman yoktur. Ve bu iş için 2 milyar dolar harcamak gerekir, tabii bunda fabrika yatırımı da yoktur. Ayrıca pazar araştırması gerekir, bu ne kadar tutar bilemem.” Kendisi hiçbir yorum yapmadan, ‘anladım’ dedi. Ardından Renault’un geliştirdigi ve Bursa’sa üretilen ilk aracı görmeye bahçeye çıktık. Daha sonra bilinen gelişmeler yaşandı. OSD konuyla ilgili bir rapor hazırladı ve 2 milyar dolar değil 2 milyar Euro araştırma-geliştirme tutarı bildirdi. Sonra babayiğit araştırmaları daha doğrusu istekleri paylaşıldı ve sonunda bilinen 5 babayiğit ortaya çıktı. Şunu söylemeliyim ki bu işin ticari tarafı çok riskli olduğundan bir değil de beş babayiğit seçilmesi çok doğru bir yaklaşımdı. İleride söyleyeceğim sebeplerden dolayı belki de hissedar sayısını ucu açık biçimde, binlerle ifade edilecek hale getirmek gerekir.

Şimdi başlangıçtaki soruya gelelim: ”Yeni bir araç yapmaya nereden başlamalı?” Bence ilk olarak nasıl bir araç yapacağımızı tespit etmeliyiz. Bilindiği üzere araçlar A,B,C,D,E ,gibi daha çok boyut ve konfora bağlı olarak sınıflandırılır. Yani bizim 3 metrelik bir araç mı yoksa Rolls-Royce gibi bir araç mı yapacağımıza karar vermemiz gerekir. Bunun için bence küçük bir gruba anket yapılabilir veya ortaklar kendileri tespit edebilirler. İkinci temel soru ise bu aracın nasıl hareket edeceği. Bunun da cevabı ilk günden verilmeli. Yani araç benzinli, dizel gibi klasik motorlu ve manuel şanzımanlı mı otomatik vites kutulu mu olacak? Yoksa elektrik motorlu veya hibrid denen hem elektrik motor ve içten yanmalı motorlu mu olacak? Hem elektrikli hem yakıtlı mı olmalı?

 Şimdi ben fikrimi söyleyebilirim. Türkiyenin yapacağı ilk otomobil öyle bir platforma sahip olmalı ki üstüne hem dört kapılı Sedan, hem 2 kapılı spor bir araç hem de bir SUV ya da crossover yapılabilmeli. Yani aynı şasinin en az 3 gövdesi olabilmeli. Hatta bir hatchback yani beş kapılı bir araç da olmalı. Şimdi vereceğim örnek tecrübemin olduğu Renault’dan olacak. Bu şasinin Renault Megane gibi bir mühendisliği ve 4.5 metre gibi boyutları olmalı. Daha doğrusu 4 bin 300-4 bin 600 mm boyutunda bir gövdeyi taşıyabilmeli. (makina mühendisliği tren dahil her şeyi mm olarak ölçer ve boyutlandırır).

Tahrik konusuna gelelim, orda da şöyle bir şey hatırlıyorum, biz Renault olarak saf elektrikli araçta yol alırken Almanya Otomobil Sanayicileri Derneği’nin şöyle bir beyanatı vardı; elektrikli otomobil yapmak zor iş, kaldi ki bizim hala elektrokimya fakültemiz yok. Bunu da anlayana belirtmiş olalım.

Ayrıca şunu da hatırlamak lazım,1890’lı yıllarda dünyada benzinli ve dizel araçtan daha çok elektrikli araç vardı. Şimdi burada benzinli, dizel ve elektromotor karşılaştırması yapmayacağım. Merak eden her yerde bulabilir. Ancak elektrikli otomobilin her yerde yazmayan çok önemli bir dezavantajı, bunları tamir edecek bakımını yapacak yeterli elemanın olmaması ve uzun zaman da olmayacak olmasıdır.

 Şunu hatırlayalım ki benzinli motor Alman August Otto tarafından icat edildiğinden bunlara “otto motor” denir. Dizel motor ise gene Alman Rudolf Diesel isimli bir mühendis tarafından bulunduğu için buna da “dizel motor” denmiştir. Ve bunlar tam 140 yıl önce gerçekleşmiştir. Elbette bu motorlar araç dışında uçaklarda, pompalarda, jeneratörlerde vb. kullanıla kullanıla çok gelişmişlerdir ve dünyanın en geri ülkesinde dâhi tamir edilebilir duruma gelmişlerdirb (çok teknolojik olanlar hariç).

 Peki, yukarıda seçtiğim otomobili neyle hareket ettireceğim?

Cevabim haftaya.

Hosçakalın

 

“Başlamak yarı bitirmektir”, akıl için yol bindir.

 

loading...