Hakan Bayman

Lastik satışında çevre vergisi

Hakan BAYMAN yazıyor...

2018 M03 16

 Sürdürülebilirlik en basit olarak daimi olma yeteneği olarak adlandırılabilir. Ekoloji bilimindeki anlamı ise biyolojik sistemlerin çeşitliliğinin ve üretkenliğinin devamlılığının sağlanmasıdır. Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Komisyonu’nun 1987 yılı tanımına göre: “İnsanlık, gelecek kuşakların gereksinimlerine cevap verme yeteneğini tehlikeye atmadan, günlük ihtiyaçlarını temin ederek, kalkınmayı sürdürülebilir kılma yeteneğine sahiptir.” Tabii asil mesele bu yetiyi kullanma ve kullandırtma iradesine sahip olabilmektir.

Lastik ilk bakışta üretiminde kullanılan malzemeler ve ömrü bittikten sonra ortadan kalkmasının zorluğu ile bu tanım ile ters düşmektedir. Belkide bu yüzden gerek yasa ve düzenlemeler, gerekse üreticilerin aktif olarak geleceği planlamaları ve oluşumlarını sürdürülebilir kılmak için duydukları iştah ve ihtiyaç sayesinde tahmin edilenden çok daha ileride bir sektör.

Örneğin ömrü biten lastikler konusunda yapılan çalışmalar. Kuruluşunda ve yönetiminde aktif rol aldığım Lastik Sanayicileri Derneği (LASDER) gibi oluşumlar sayesinde ülkemizde ve dünyada, üreticiler ve satıcılar pazara sürdükleri miktarlara yakın lastiği her sene geri toplayıp çevre ile uyumlu bir şekilde tekrar ekonomiye döndürüyor. Hatta bazı ülkeler bu konuda daha da ciddi davranarak tüketeni de sorumlu tutuyor ve lastik satışında bir çevre vergisi ile bu sürecin finansmanına kullanıcıyı da dahil ediyor. Ülkemizde henüz o noktada değiliz. Siz tüketiciler olarak doğru lastik basıncı ve kabul edilen dış derinlik seviyelerindeki lastikler ile daha az yakıt tüketerek CO2 salınımını azaltmaya destek verebilirsiniz.

Lastiğin ana malzemesi kauçuk dünyada ağırlıkla Asya’nın gelişmekte olan ülkelerinde ve az bir değişim ile hâlâ klasik insan gücü ağırlıklı yöntemler ile toplanıyor. Özellikle çocuk işçi çalıştırılmasını engelleme, bu süreçleri daha sürdürebilir kılma için lastik üreticileri çok aktif takip ve süreç iyileştirmesi içerisinde.

Çocuk işçi konusuna değinmişken bahsetmeden geçemeyeceğim. Ülkemizde bir sanat öğrensin diye sigorta ve sağlık haklarından mahrum çocuk işçilerin özellikle bayi ağlarında çalıştırılmaması konusunda üretici firmalara eğitim ve yönetim sorumluluğu düşüyor. Her çocuk öncelikle çocukluğunu ve eğitim hakkını sonuna dek yaşamalı. 

Bir başka süreçte lastiğin ana maddesi olan kauçuk için alternatif hammadde arayışları sürüyor. Sentetik kauçuk üretimde belirli miktarlara kadar doğal kauçuk yerini alabiliyor ancak sürdürülebilirlik konusunda en iyi alternatif değil. Son dönemlerde bazı bitkilerden (çiçeklenen bir çalı türünden) kauçuğa alternatif konusunda ciddi ve kapsamlı çalışmalar var.

Ama en önemlisi özellikle elektrikli araçların artan ve artacak nüfusu ile daha da hızlanan daha hafif, daha az sürtünen, daha sessiz ve daha verimli lastik yapma yarışı endüstriyi baştan sona değiştiriyor. Dizayn sürecinden, üretimine ve sürüş testine kadar her aşamasında dijital yeniliklerin ve süreçlerin kullanıldığı bir yarış . Bu apayrı bir yazı konusu...

Sürdürülebilir kalkınma, ekonomik büyüme ve refah seviyesini yükseltme çabalarının, çevreyi ve yeryüzündeki tüm insanların yaşam kalitesini koruyarak gerçekleştirme yöntemi olduğunu unutmadan hepimiz bir ucundan

tutalım diyerek bitireyim .. . Bana dokunmayan yılan bin yaşasından oldukça uzakta bir anlayış ve aktivizm ile...

loading...