Okan Altan

Yerli otomobilde geride kalmayalım!

Fırtınaya dönüşen elektrikli otomobil rüzgarı içinde yerli ve milli otomobilimizin planları, umarız demode kalmaz!..

2018 M05 17

 Yerli ve milli otomobilimiz için çok büyük bir “start-up” başlatılmış, çalışmalar sessiz sedasız hızla ilerliyor. Hatta projenin tümüyle bir elektrikli otomobil ailesi olduğu da en çok konuşulan konu. Doğru yönde ilerleniyor olmasına sevinmemek mümkün değil. Fakat, dünyada EV konusu aldı başını gidiyor. Her markanın nasıl elektrikleneceğini ve yatırım planlarını öğrenmeye başladık. Açıklamalar geliyor, prototipleri görmeye başlıyoruz. Keşke, uzun süredir geliştirilen bizim otomobilimiz hakkında da biraz daha fazla bilgimiz olabilseydi. Keşke, CEO’nun kim olacağından çok, otomobilimizin ilk çizgileri ve teknik özelliklerini konuşmaya başlayabilseydik.


Mesela; Tesla… Bir kaç yıl sonra üreteceğini düşündüğü otomobilini bile sanki bugün yollara çıkarıyormuş gibi lanse ediyor ve sonra da yatırımcılardan devasa destekler alarak, müşteri satışına bile başlayarak, herkesi şaşırtmaya ve piyasaların ufkunu açmaya devam ediyor!. Hatırlayalım; tüm dengeleri sarsarak elektrikli “Semi” kamyonunu gösterirken, asıl sürprizi, yeni sportif Coupe+Roadster konsepti olmuştu, Tesla’nın! 200 kWh bataryayla 1000 km menzil ve 2 saniyede 0-100km/h performans verileri, tüm dünyanın şapkasını uçurmuştu! Hatta, daha ötesini de yapabiliriz, diyordu, Elon Musk… Şaka gibiydi, tüm bu açıklamalar! Fakat, Tesla, geç ve biraz eksik de olsa, “yapabildiğini” hep gösterdi.

Ancak, bir başka konu daha var.


Nissan Leaf ile şu ana kadar en ciddi EV yatırımını yapmış ve 8 yılı aşan süredir üretip satma konusunda fazlasıyla tecrübe sahibi olabilmiş olan Carlos Ghosn, “Otomobil de telefonlar gibi bir dönüşüm yaşıyor; onları sadece sürmeyecek, onlarla iletişim dahil herşeyi yapabileceksiniz” derken, tüm dünyaya otomobillerin elektriklenmesinin yeterli değil, tüm donanımının da modern iletişim çağına uygun olması gerektiğini hatırlatıyordu. Yani Renault-Nissan-Mitsubishi ittifakında konu, artık elektrikli olmayı aşmış, bu EV’lerin “bağlantılı olma” zirvelerine doğru ilerlemeye başlamış.

Evet, artık elektrikli otomobiller kesinlikle geliyor. Üstelik her markadan!.. Üstelik en yüksek elektronik ile!.. Bildiğimiz otomobiller ve otomobil kullanma alışkanlıklarımız, elektrikli devrim ile baştan aşağı değişecek. Bitince yakıt almak yerine, cep telefonlarımız gibi her priz gördüğümüzde otomobilimizi şarj etmeye çalışacağız. Günlük hareket planlarımızı otomobillerle paylaşacağız… Otomobillerin tavsiyelerine göre, kahve içip, dinlenip, eğlenip gezeceğiz.

Fakat, şu an için en büyük dert, Li-Ion bataryaların yavaş şarj olmaları ve düşük kapasiteleri. O sebeple tüm markalar, EV konusunda ilk örneklerini ortaya çıkarsalar da yine de temkinli hareket ediyor ve tüm modellerini bir anda elektriklendiremiyorlar.

Elektrikli otomobilin geleceği ve gerçekliği için hızlı şarj ve enerjiyi saklama kapasitesi en önemli konu!.. Tüm dünya, sadece otomobilciler değil, akıllı telefon üreticileri de bu problemi aşmak için gece gündüz çalışıyorlar. MIT’nin nano teknoloji bilim adamlarıyla birlikte hazırlanmış Lamborghini Terzo Millennio konsepti, çok farklı bir yaklaşımla elektrikli otomobilin geleceğini aydınlatmıştı. Grafen’li süper kapasitörler hızlı şarj sürelerini mümkün kılabiliyor. Grafen daha yüksek elektron hareketliliğini gösteriyor, bu da elektronların daha hızlı hareket edebileceği yani bir bataryayı daha hızlı şarj edebileceği anlamına geliyor. Aynı zamanda Grafen daha hafif ve daha yüksek bir aktif yüzey sunabiliyor, böylece daha fazla elektrik yükü depolanabiliyor. Geçmişte grafen kullanılan süper kondansatörde karşılaşılan zorluk, aynı yoğunluğa ve enerjiye sahip olunamamasıydı. Şimdi; Grafen yapısının değiştirilmesi, süper kapasitörün enerji yoğunluğunu geliştirmesine izin veriyor.

Henrik Fisker’in EMotion konsepti de adım adım gerçek üretime doğru yürürken, ilk  tasarımından itibaren aynı “Graphene SuperCapacitor” ile hızlı şarj ve maksimum menzil vaat ediyordu. Hatta, 1 dakikada 800 km’lik menzil şarjı iddiasını ortaya çıkarmıştı. Şifresi ise, yüksek “density”li “solid state” batarya!.. Yani akünün içinde herhangi bir sıvı madde olmadan, günümüz Li-Ion’lara göre de üçte bir daha küçük bir yapı, çok daha hafif ve daha ucuza üretilebilen batarya sistemi!..

Yani EV’nin geleceği için en iyi fikir, bu Grafen süper kapasitör kimyası olabilir!..

Bu arada; şu anda Li-Ion bataryaların tek şarj ile menzilini geliştirmek, tüm EV üreticilerinin en büyük derdi gibi gözükse de, aslında daha hafif ve daha hızlı şarj olabilecek düşük menzilli batarya çözümleri de farklı bir seçenek. 1.000 km menzile gerçekten gerek var mı? Günde kaç kilometre araç kullanıyoruz ki?

Peki; gelecek sadece elektrikli mi olacak?

Şunu da hatırlayalım; içten yanmalı motorlar da elektriğe karşı sürekli gelişmeye devem ediyor ve örneğin gerekmedikçe tüm silindirlerini çalıştırmıyorlar. Özellikle tüm Alman markalarının, alternatif temiz yakıt için de araştırma yaptıklarını çok iyi biliyoruz. Bir seçenek de ICE-HEV’ler için dekarbonize yani çevreye zararlı gazlardan arındırılmış fosil yakıt olabilir, diye uğraşılıyor.


Bizim “yerli ve milli elektrikli”mizin bu bahsettiklerimizi yakalama ihtimali var mı, sorusuna en iyi cevaplardan biri de geçen yıl Aspark Owl örneğiyle ortaya çıkmıştı. Bir Japon mühendis, neredeyse sadece kendi bütçesiyle, çift elektro-motorlu 320kW 436HP ve 764Nm kuvvetinde, 0-100 km/h hızlanma zamanı 2.00 saniye ve bu ivmelenme için mesafesi de 27 metre olan inanılmaz bir elektrikli süper spor otomobil yapabiliyor olmasını, tüm dünyaya göstermişti. Yani, istenirse yapılabiliyor!  Fakat, “yapabilmek” için de zamana, deneme yanılmaların marjına, ihtiyaç var.

Umarız, gecikme yaşanmıyordur! Sandığımızın aksine; kapasitesi düşük Li-Ion değil de, daha sorunsuz seçenekler işleme alınmıştır!.. Ve elbette tüm çalışmalar, dünya ile eş zamanlı en son iletişim teknolojileri kullanılarak ilerliyordur.

Bizim gerçek anlamda “Made In Turkey” “elektromobil” projemiz, bu elektrik yüklü fırtına içinde acele edilirken “çarpılmadan”, en iyi “yol tutuş”u gerçekleştirip, güvenle ilerler ve tüm dünyayı şaşırtacak doğrulukta gerçekleşebilir!

loading...